Meksiko

Meksiko’da uzun kalacağımızı biliyorduk fakat tam olarak 2 ay dolduracağımızı tahmin etmemiştik. Bu şehir o kadar güzel ki 2 ay nasıl geçti hiç anlamadık doğrusu. Kültürü bize çok yakin geldi ve kendimizi çok rahat hissettik. Yemeklerine bayıldık ve şehirde fazlasıyla kültür gördük. Müzeleriyle, eski binalarıyla, Aztek’lerden kalıntılarıyla, yemekleriyle ve bazıları komik bile gelsede, müzikleriyle kısacası kültürüyle Meksika çok hoşumuza gitti. 

Meksiko güvenlimi?

Meksika tehlikeli bir yer olarak biliniyor, fakat gezip gördükten sonra bunun hiç de doğru olmadığını yaşayarak gördük. Bu konuda kendimizi kötü ve huzursuz hissettiğimiz hiç olmadı. Zaman zaman temkinli davrandık, ama genel anlamda tehlikeli denilecek bir tecrübemiz olmadı.

Meksikalı arkadaşımız bize, 10 sene önce Meksiko tehlikeli olduğunu anlattı, fakat zamanla devlet bu konuda, özellikle son senelerde çok sert uygulamalar kullandığını ve bundan dolayı Meksiko şehri artık daha güvenli olduğunu anlattı. 

Meksiko şehri, bizce her hangi başka büyük şehirdeki gibi, kalabalık yerlerde dikkat isteyen bir yer. Yani tehlikeli değil, fakat kalabalık bir metroda telefonunuza dikkat etmekte fayda var. Bir de çok fazla dış kısımlarda yalnız veya karanlıklarda gezmemek lazım. Bundan hariç güvenli diyebiliriz. 

Bellas Artes binası

Sembol haline gelen Bellas artes binası çok gösterişli. İçinde farklı sanat dallarına ait sergiler ve konserler yapılıyor. Giriş ücretli fakat pazar günleri ücretsiz ziyaret edilebiliyor. İçi kadar dışı da fotoğraf çekmek için harika bir yer.

Francisco I. Madero sokağı

Şehrin merkezinde, Torre Latin Americana gökdeleninin hemen yanında Zocalo meydanına kadar uzanan işlek bir cadde var. Burası araç trafiğine kapalı, sağlı sollu pek çok mağaza ve restoran bulabilirsiniz. Keyifli ama özellikle haftasonları kalabalık bir cadde. 

Zocalo

Meksiko’nun tam ortasında bir palas ve bir katedral ile çevrili Zocalo meydanı bulunuyor. Bu meydanda dönemsel olarak çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Çok hareketli ve şehrin hayatını tam anlamıyla gözlemleyebileceğiniz bir yer. 

Templo Mayor

Zocalo meydanın hemen yanında eski Aztek piramiti bulunuyor. Burası şehrin ilk kurulduğu yer. Efsaneye göre, Aztekler, bir kartalın yılanı yakaladığı yerin, şehrin kurulacağı en iyi yer olduğuna inanmışlar. Zamanında burası bataklık olsada, kartal yılanı burada yakaladığı için, şehir burada kurulmuş. 

Eğer dikkat ederseniz bazı eski yapıların biraz eğri durduğunu fark edersiniz. Şehrin altı bataklık olduğu için zamanla bir kayma oluyormuş. 

Bu arada bu arkeolojik alana giriş ücretli, fakat etrafındaki yürüyüş parkurundan da, piramiti ücret ödemeden rahatlıkla görebilirsiniz. 

Catedral Metropolitana

Zocalo meydanında, Ispanyollar tarafından yapılan katedral, zamanında piramitten alınan devşirme taşlar ile yapılmış. Oldukça büyük bir yapı. İçeride sürekli kilise korosunun konseri mevcut. Bizce sembolik olarak Ispanyolların kıtayı ele geçirişini bir nebze yansıtıyor.

Palacio Postal

Bellas Artes’in tam karşısında Meksiko’nun eski postane binası bulunuyor. Burası dışarıdan pek çok bina gibi sıradan görünüyor, fakat içine girince büyüleniyorsunuz. Eğer fotoğraf çekmek isterseniz mutlaka uğramalısınız. 

Palacio de Mineria

Palacio postalın hemen yanında Palacio de Mineria bulunuyor. Burası Meksiko’nun ilk coffee shop’u. İçeri girdiğinizde burnunuza güzel bir kahve kokusu geliyor. Fotoğraf çekmek için çok güzel bir yapı. Özellikle dışı seramiklerle kaplı olduğu için, çok fotojenik. 

Gran hotel de cuidad Mexico

Meksiko fotoğraflarında sıkça rastlanılan bir otel, vitray ile bezeli çatısı müthiş fotoğraflar çekmenizi sağlayabilir. Otel Zocalo yakınında bulunuyor fakat içeri girerken güvenlikleri atlatmalısınız. Bunun için en iyi yöntem müşteri gibi giriş yapmak böylelikle bir kaç kare çekip çıkabilirsiniz. Buna mutlaka değecektir. 

Angel de la Independencia 

Angel de la Indepencia, Meksiko fotoğraflarında en çok karşımıza çıkan anıt. Etrafı gökdelenlerle ve çok uluslu şirket binalarıyla çevrili. Gündüz ve gece fotoğrafları ayrı ayrı güzel. Merkeze biraz uzak ama yürünebilir. Altın melek Meksiko’nun en uzun caddelerinden biri olan Reforma caddesinde bulunuyor. 

Plaza de la Republica

Angel de la Indepencia’nın biraz yakınında Plaza de la Republica’yı bulabilirsiniz. Bu anıt, Meksika bağımsızlığı adına yapılmış. Fransız mimar tarafından yapılmış ve neo klasik etkiler taşıyor. 

Chapultepec

Chapultepec bölgedeki belkide kıtadaki en büyük şehir parklarından biri. Duyduğumuza göre Central Park ile yarışabilecek derecede büyük. Bu büyüklüğü ile Meksiko’nun oksijen ihtiyacını karşıladığı kesin. Şehir merkezinden sıkıldığınızda kaçabileceğiniz ve uzun yürüyüşler yapabileceğiniz bir orman. İçinde okuma bahçeleri, bisiklet yolları, müzeler, bir saray ve hayvanat bahçesi de bulunuyor.

Frido Kahlo müzesi

Meksika’ya gelipte uğramadan gidilmeyecek yerlerden birisi de Frida Kahlo müzesi (Casa Azul). Frida Kahlonun hayatının büyük bir kısmını geçirdiği bu ev müzeye çevrilmiş ve ziyaret edilebiliyor. Eşi Diego’ya ait resimlerin de bulunduğu müzede Frida’nın hayatını inceleyebilirsiniz. Müze hakkında daha fazlası için buraya tıklayın.

Coyocan

Frida Kahlo müzesinin bulunduğu Coyoacan semti oldukça eğlenceli. Butik işyerleri ve cafeleri sizi biraz olsun şehir yaşantısından uzaklaştırıyor. Frida Kahlo müzesini ziyaret ettikten sonra etrafta vakit geçirebilirsiniz. Eski Meksika yaşantısı ve modern yaşamı bu semt’te hissetmeniz mümkün.

Polanco 

Şehrin daha modern yapılarına olan, lüks semtlerinden biri Polanco. Burası daha çok Avrupai görünüme sahip. Diğer semtlerden daha pahalı ve farklı diyebiliriz. Vaktiniz olursa uğramaya değer. Özellikle Soumaya müzesi vakit geçirebileceğiniz yerlerden. 

Museo Soumaya

Meksiko’nun en lüks semtinde Polanco’da fütüristik yapısıyla Soumaya müzesi bulunuyor. Görüntüsüyle hemen dikkat çekiyor. Altı katlı müzenin en üst katına asansörle çıkıyorsunuz ve bir yürüyüş yoluyla sergileri ziyaret ederek en alt kata iniyorsunuz. Müzeye giriş ücretsiz. 

UNAM

 Açılımı ‘’Universidad Nacional Autónoma de México’’ olan  UNAM çok bilinmeyen merkezden uzak fakat yeşil metro hattı ile kolayca ulaşabileceğiniz bir noktada. Burayı ilginç yapan ise üniversite kampüsünde bulunan kütüphane binasındaki etkileyici Mural. Meksiko fotoğraflarında mutlaka karşınıza çıkmıştır. Üniversite girişinde ücretsiz servis otobüsleri ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Üniversite günlerini özlediyseniz kahvenizi alıp çimlerde biraz uzanmak iyi gelecektir.

Ulaşım

Meksiko ulaşım ağı ile oldukça kolay bir şehir. Neredeyse heryere metro ile ulaşmak mümkün. Bazı merkezlerden satın alabileceğiniz CDMX card ile kredi yükleyip dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Metrobüs, Troleybus  ve tüm metro hatlarında  kullanılıyor. Metroda ücretsiz aktarma ile şehrin bir ucundan diğerine 5 MXN’e ulaşım mümkün. Bunun yanısıra otobüslerde çok rahat şehrin biraz dışına giden otobüslerin terminalleri mutlaka bir metro istasyonuna bağlı. Metro istasyonlarında yoğunluk zamanı her büyük şehirde olduğu gibi hırsızlıklara karşı dikkatli olunması gerek. Metro ağı için bir App bulunuyor (Mexico city) telefonunuza indirip kullanabilirsiniz.

0 Comments

Leave A Comment

Your email address will not be published.